
Ruh sağlığı uzmanı · iki kitap · EFPA Project 13 · üç ülkede mesleki kök
İkisinin Arasında
Gümülcine yakınlarında, Çepelli köyünde büyüdüm. Çocukluğum iki dilin, iki kıyının, iki aidiyetin arasında geçti. O yıllarda erken öğrendiğim bir şeyi hiç unutmadım. Bazı insanların sesi masaya geç gelir. Fakat taşıdıkları yük gerçektir.
Ruh sağlığı alanına da biraz bu yüzden yöneldim.
Bir insanı anlamak, onu değiştirmeye çalışmadan önce gelir. Çünkü kimse görülmeden iyileşmez. Terapi odasında yıllar içinde en çok bunu öğrendim. Güvenli bir ilişki kurulmadan derin bir dönüşüm beklenmez. İnsan önce anlaşılmaya ihtiyaç duyar. Değişimin dili çoğu zaman bundan sonra açılır.
Bugün aynı soruyu yapay zekâ çağında yeniden soruyorum.
İnsanlar en kırılgan düşüncelerini artık bir ekrana da anlatıyor. Yalnızlıklarını, korkularını, utançlarını, kararlarını ve bazen kimseye söyleyemedikleri cümleleri dijital sistemlerle paylaşıyor. Benim derdim bu karşılaşmayı romantize etmek ya da yasaklamak değil. Amacım, bu yeni alanın etrafında korunması gereken insani ve klinik sınırları görünür kılmak.
Şeffaflık. Hesap verebilirlik. Etik sorumluluk. Klinik dikkat. Yerini hiçbir otomasyonun tutamayacağı insani bağ.
Terapi odası ile araştırma masası benim için iki ayrı dünya değil. Biri bana insanın gerçek sesini duyurur. Diğeri, o sesi çağın dili içinde yeniden düşünmeyi öğretir.
Bu yüzden çalışmalarım iki alanın arasında değil, tam kesişiminde duruyor.
Ruh sağlığı ve yapay zekâ. İnsan acısı ve teknolojik dönüşüm. Bilimsel dikkat ve etik sorumluluk. Geçmişten gelen aidiyet duygusu ve geleceğe bakan araştırma merakı.
Çünkü araçlar değişir. Çağlar değişir. Meslekler dönüşür. Fakat insanın anlaşılma, görülme ve güvenli bir bağ içinde iyileşme ihtiyacı değişmez.
Beni iki masaya birden oturtan tek bir ihtiyaç var: bir insanın kendini anlatabileceği bir yer bulması ve iyileşmenin yükünü tek başına taşımak zorunda kalmaması.
Bu site, tam da o ihtiyacın iki yakasında kuruldu.
Bir yanında ruh sağlığı var. Diğer yanında yapay zekâ araştırmaları. Ortasında ise hâlâ insan duruyor.